1 Kasım 2016 Salı

Yine Bir Sonbaharda Kapadokya- Birinci Gün (Ekim 2016)



   Bu Kapadokya'ya üçüncü gelişim.Öyle görünüyor ki daha çok geleceğim ve her gelişimde de farklı bir yönünü göreceğim.Son gelişimden beri altı yıl geçmiş.Zaman çabuk akıp gidiyor bu kadar ara verince mesela daha gelişmiş bir Ürgüp gördüm ve altı yıl önceki sonbahara nazaran çok daha az turist ... Sokaklarda kalabalık,müze girişlerinde kuyruk yok,yerel halk bu senelik böyle iyimserliğinde ,fiyatlar nispeten düşük.

  Gece süren otobüs yolculuğundan sonra otelimize eşyalarımızı attık.Odalar teslim edilene kadar Göreme'yi gezelim bir yerlerde kahvaltı edelim dedik.Biz diyorum kardeşim ve 10 yaşındaki yeğenimizle birlikte yaptığımız bir kaçamaktı bu.Daha önce Ürgüp'te konakladığımız için Göreme'yi de merak ediyorduk.Bana daha doğal bir yerleşim yeri gibi geliyordu.

  Göreme için bu sabah gezmesi sonucu siz değerli okuyucularıma vermek istediğim ilk bilgi burada kahvaltı edecek bir mekan bulmak çok zor.Hiç dolanmayın, bedelini ödeyip kaldığınız otelde kahvaltı alın derim.Biz dışarıda kötü bir kahvaltı deneyimi yaşadık ve moralleri bozmadan Göreme'yi gezmeye başladık.OK kalınan otellerde kahvaltı var diye anlaşılan talep yok düşüncesiyle kahvaltı mekanı ve kalitesi yok gibiydi.
   Yüksele yüksele çıkan sokakları,sokak aralarında karşımıza çıkan peri bacaları ve seyir teraslı güzel otelleriyle Göreme'ye ısınmaya başlamıştık.Bir de manzaralı bir kafede kahvemizi içince keyfimiz iyice yerine geldi.Öğlen olunca odamıza yerleşmek için otelimize geri döndük.Ekonomik ve iyi yorumlar alan bir otel arayışım sonucu Elite Stone House adlı otelde karar kılmıştım. Kahvaltısı başarılı, yatakları,banyosu geniş(hatta banyo hamamlı idi) fakat çukurda kalan muhitiyle kötü manzaraya sahip(belediye tamirhanesi) bir taş otel.

  Otele yerleştikten sonra Göreme Açık Hava Müzesi'ne yirmi dakikalık bir yürüyüş mesafesinde olduğumuzu öğrendik ve yola koyulduk.Araçla gelmeyenler için bu keyifli yürüyüşü tavsiye ediyorum.Giderken at çiftlikleri ve kaya oluşumlarını izleyerek,dönerken müze dışındaki yol boyu uzanan peri bacalarının aralarından dolanarak harika bir gün geçirdik.İşte bu müze dışı gezi mahali, turla geldiğinizde yapamayacağınız bir deneyim.Bayılacaksınız.






  Akşam yorgun ama mutlu otelimize gelip,hazırlanıp bir şeyler yemeye dışarı çıktık.Vee ikinci tüyo geliyor bu bölgede et yemekleri baştan savma yapılıyor.Az biraz pişirilip önünüze konan testi kebaplarına,damarlı etlerle yapılan kiremitte et yemeklerine hazır olun ya da uzak durun.Yemek mevzu evet sıkıntılı.
Yine de ortam güzel Kapadokya güzel ve ilk günümüz bitti.Yarın belli bir planımız yok,bakalım bu büyülü coğrafyada bizleri neler bekliyor...





11 Temmuz 2016 Pazartesi

KAMELYA COLLECTİON TATİLİMİZ

  Yaz her zaman olduğu gibi geldi ve ben her zaman olduğu gibi kıştan planlarımı yapmaya başlamıştım. Erken rezervasyon otellerini incelerken, daha önceki yıllarda daima bir göz attığım, ama bütçemi aştığını düşündüğüm Kamelya Collection'da bu sefer bir uygun fiyatlar görünce hiç tereddüt etmeden, tercihimi bu yönde kullandım.
Relaks Pool

Neydi bu tercihte rol oynayan derseniz.İlk ve en büyük sebep 800 metrelik geniş mi geniş kumsalı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Diğerleri birçok havuzunun olması ve misafirlerinin olumlu yorumlarıydı.Havuzu çok dememe bakmayın.İlk gün her yeri dolaşıp diğer havuzları denedikten sonra vaktimizi daha, çok kaldığımız Selin Otel'in havuzunda ve deniz kenarında geçirdik.

Havuz İçindeki Bar (Kullanılmıyordu)

Kamelya Collection adından anlaşılacağı gibi bir büyük kompleks.Geniş alana yayılmış farklı türde odaları olan tatil köyü,Fulya Otel,Selin Otel ve Selin Otel'in Club kısmından oluşuyor.Tesisin geçmişi 27 yıl öncesinden başlıyor.Önce tatil köyü daha sonra 1990 da Fulya Otel 1992 ise Selin Otel yapılmış.Dört bin kişilik bir misafir ağırlama kapasitesi var.Adeta bir kasaba !



Selin Otel Oda
Bizim aile grubunun bir kısmı tatil köyünde,benim de içinde olduğum bir kısmı Selin Otel'de kaldı.
Her iki taraftaki odaları da beğendim ve yeterli buldum. Fiyat sıralaması tatil köyü, Fulya,Selin şeklinde artıyor.Ortak kullanım alanlarından her bölümde kalan yararlanırken, ana yemekleri her misafir kendi otelinde yiyor.Kalınan otelin fiyatına göre yemek çeşitliliği fark ediyor.Tatil köyünde kalanların aklı bizim restoranda kaldı diyebilirim :) Yemek konusunda tazelik ön plandaydı.Sabahları hamur işkleri fırından çıkarçıkmaz servis ediliyordu. Kruvasanları tek geçerim.Haziran ayı fiyatlarıyla giden bir misafir olarak fiyat-fayda dengesi gayet iyiydi diyebilirim.Selin Otel'de yemek konusunda tek eleştirim restoranın kapalı alanda olması,açık kısmı yoktu.
Selin Otel Pastahane


Selin Otel Restoran
Havuzlar konusuna gelirsek.yedi adet büyüklerin kullanacağı açık havuz var.Biri kaydıraklı.En eski havuz kısmı tatil köyünde görünüm çok güzel,en derin havuz da buradaki ortası bar olan havuz.Bar kısmı artık eskisi gibi kullanılmıyor iptal edilip üst kısma alınmış.Bu bölümde barın üstünden akan suyun sesi insanı yoruyordu, pek vakit geçirmedik.
Tatil Köyü Havuzu
Ben kaydırak meraklısı olduğum halde aquapark kısmında da bir gün,bir saat kadar vakit geçirdik sadece.Hem çok kalabalık hem de yetersiz,demode kalmış.Acil olarak yenilenip daha modern ve büyük yapılsa daha güzel olur kanımca.Fulya Otel önündeki havuzun bir kısmı bayağı sığ ,70 cm ayrıca beyaz binadan yansıyan güneş ışınlarından mıdır nedir,çok sıcak hissi verdiği için o havuzu hiç denemedik.Selin Otelin arkasındaki relaks pool da güzeldi ama en güzel yeşillik ve onun verdiği gölgelik Selin Otel havuzunda olunca seçimimiz belli oldu.

Selin Otel Havuzu

Deniz biz orada olduğumuz hafta boyunca dalgalı ya da çalkantılıydı.Yüzmek için çok uygun olmadı ama çalkantıya bırakınca kendini, bir bardak çayda karıştırılan şeker gibi hissediyor insan. Ilık deniz,kumluk,çabuk derinleşmeyen kocaman sahiliyle hoşumuza gitti.Sahil ve otel arasında bütünlüğü bozmayan güzel bir yürüyüş yolu var,akşamları bir saat yürüyüş yapmaya yeter uzunlukta olduğunu söyleyebilirim.Sahildeki snack barda sadece hamburger ve hamur işi bulunuyor içecek çeşidi sınırlı.Havuz snack barları öğle yemeği için bol çeşit ve bir barın hakkını verecek içecek çeşidine sahipti.
Fulya Otel
 Ortak alanlarda temizlik mevzusu her zaman dikkat ettiğim konudur.Yerlerde tuvalet kağıtları tüm gün temizlenmemiş gibi görünen tuvaletler canımı sıkar.Kamelya Collection da bu görüntüyle hiç karşılaşmadım.Her daim henüz yeni temizlenmiş hissi veren ortak kullanım alanlarıyla ilgili temizlik birimini kutluyorum.Ortalıkta bardak, çer-çöp bulunmasın diye de bayağı sıkı bir denetim var belliydi.
Animasyon,gündüz soft akşamları ise haftanın bazı günleri dışarıdan gelen gruplar ile daha seyredilesi.Akşamları sahilde açık disko var bazı günler sahilde partiler oluyor.Biz köpük partisine den geldik ,bence eğlenceli ve yeterliydi.
Akrobasi Grubu
  Değineceğim bir diğer konu da personel.Geneli güler yüzlü ve hepsi olması gereken mesafedeydi. Çok sayıda personel vardı,hani işlere yetişemeyen bezgin,suratsız çalışan görüntüsü yoktu.Bu konuda da Kamelya'ya tam puan verdim .
Beach Parti
Son notlar olarak.Çocuklu ailelerin tercih ettiği bir kompleks olduğu her halinden belli olan Kamelya Collection'da eğer daha sakinlik istiyorsanız Selin Oteli tercih edin .Sıcak deniz hoşunuza gitmiyorsa bir kez daha düşünün:) Kocaman kumsal incecik kumlar diyorsanız tercih edin.Fiyatları bu sene uygundu ,siz de uygun bulursanız kaçırmayın.Herkese iyi tatiller dilerim...

Fulya Otel Barı
Selin Otel'den Sahil

1 Kasım 2015 Pazar

Likya Turumuz Bölüm 3-Tur İle Gezmenin Faydaları Zararları :)


 Bu gün son günümüz.Programımızı tamamlayıp akşam dönüyoruz.Temizlik yüzü görmemiş odalarımızı arkamıza bakmadan terk ediyor ve buraya tatil için para dökmüş olanlara sabırlar diliyoruz.
  İstikamet Akyaka.Oradan tekne turuna çıkacağız.Yolda eski Marmaris yolundaki aşıklar yoluna uğranıyor.Asırlık ağaçlar etkileyici ama etrafın çöp içinde olması da iç yakıcı.
Babam ve Oğlum filminin hepimizi ağlatan sahnesi burada çekilmiş.Rehberimiz,bir dilek tutun kolunuzla sarılacağınız bir ağaç bulursanız, dileğiniz gerçekleşecek diyor.Biz anca dört kişi  sarıyoruz koca ağaçları .

Akyaka görmediğim merak ettiğim bir yerdi.Çok hayalimdeki gibi çıkmadı.Bayır yukarı dikine büyüyen bir sahil kasabası.Biraz yapılaşma fazla sanki.Minik bir dere ulaşımı ardından gezi teknemize geçiyoruz.Kaptanımız neşeli biri ve eğlenceli şarkılar çalıyor.Yola çıkıyoruz.


İlk durak incekum denilen turkuaz renkli plaj.Sahilden traktörün çektiği ulaşım araçları çalışıyor.Kalabalık ama deniz şahane.Ayaklarımın altında kadife gibi kum,billur gibi su.Burada yüzmeye doyamadım.


İnce Kum
Gelibolu Adası,su altı mağaraları molalarında yine yüzüyoruz.Bir de Lacivert Koy molamız var bir erkek arkadaşımız burayı daha önce geldiğinde çok beğendiğini söylemişti.Bana ise bu koyu rengi ürkütücü geldi girmekte tereddüt ettim.Benim favorim turkuaz sular :)




 Sedir Adası

Sıra geldi en önemli mola noktamıza.Sedir adası.Ada bayağı kalabalık.Küçücük bir koy sonuçta.Kumsal kısmına da koruma bandı çekilmiş.Kıyıdan köşeden suya giriliyor.Kumsalın ardındaki alanda şezlonglar ücretsiz,zaten giriş ücreti veriyoruz.
Önce tarihi kalıntılara uzanan ahşap yola yöneliyoruz.Kalıntılar ardındaki turkuaz deniz manzarasıyla etkileyici.İki kalp yan yana şeklindeki kolon parçaları fotoğraflanıyor.Yıkıntıların arasında dolaşılıyor ve serinleme vakti geliyor.


Plaja dönüp yerleşecek bir yer buluyor ve billur sulara dalıyorum.Suda elime alıp incelediğim kumların görünüşü, beni hiç aklıma gelmediği şekilde etkiliyor.Artık kardeşim gelip yanıma " ne yapıyorsun o kadar elinde kumlarla" sorusunu yöneltmeden edemiyor.
Kalabalığa rağmen yine doyulmaz bir deniz keyfi.
Dikkat burada bulunan kafedeki fiyatlar normalin üç katı kadar.

Son günümüzü de değerlendirdik ve 10.yıl marşıyla Akyaka'ya yanaşıyoruz.Akşam yemeğimizi de burada yiyoruz.Sahil boyunca küçük bir merkezi var 10 dk da gezilebilir.
Artık uzun dönüş yoluna çıkma vakti.Dolu dolu geçen tur tatmin ediciydi.Tur firmalarının seçtiğimiz otelde kalmamızı engelleyen tutumları dışında yeni arkadaşlıklar ve kısa sürede çok yer gezip görmek bağlamında tavisiye edebileceğim bir gezi oldu.
Hayatı dolu dolu yaşayın,yeni yerler görme fırsatları yaratın,sevgiyle kalın...



24 Ekim 2015 Cumartesi

Likya Turumuz Bölüm 2-Tur İle Gezmenin Faydaları Zararları :)


Bugün üçüncü gün, program daha da yoğun.Kaş taraflarına gidiyoruz.İlk mola Kaputaş Plajı. Amanın böyle güzellik olur mu..?? Yukarıdan seyretmeye doyamıyorum. Sabah saatleri haliyle plaj kalabalık ta değil.Hızla indiğimiz merdivenlerden kendimizi sahile atıyoruz .Zaman kısıtlı hop denize.Keyifli geçen Kaputaş molasının tadı damağımızda kalıyor.




Üçağız Köyüne yol alıyoruz.. Oradan tekne turuna çıkacağız ki en güzel manzaralar bu turda.Üçağız’a daha önce Likya Yolu yürüyüşünde konaklamak için gelmiştim.Bu bölgeyi çok seviyorum. Daha defalarca ziyaret edeceğim bu kesin.

Teknemize geçip yola çıkıyoruz. Simena Antik Kenti, Kaleköy manzaralı bol yüzme molalı ve eğlenceli geçiyor. Tekne çıkışı küçük bir köy gezisi ve ver elini Kaş. Rehberimiz yanık dondurma yemeden Kaş’tan gitmeyin diyor.Benim gözümde bir külah dondurmanın ateşe verilmiş hali canlanırken, aslında isli bir tadı olan yanık sütle yapılmış dondurma olduğunu öğrenip, hayal kırıklığı yaşıyorum.Olsun ben isli olan her şeyi severim bunu da sevdim.



Kekova Tekne Turu Manzaraları


Bugün program yoğun dedim ya  iki durak daha var.İlk durak Patara . Antik kenti gezmiyoruz direkt plaja. Hava da rüzgarlı ve deniz dalgalı. Burası sabah durgun oluyormuş bilginize. Denize girmiyorum.Çevremi seyredip güneşleniyorum.

 
Patara Plajı
Buraya ayrılan zaman da bitti hadi Saklıkent’e. Akşam saatlerine yaklaştığımızdan belimize kadar suya girilecek kısmına geçmeden, sadece duvara tutturulmuş yoldan gidip , akan suyu seyrediyoruz.Artık sonbahar olduğundan akşam olunca serinlik bastırıyor bu durumda soğuk sularda yürümek pek akıllıca gelmiyor.





Saklıkent
Ortam güzel su üzerine kurulu  oturma yerleriyle bir çok tesis var.Buralarda bir süre tatil yapıyor olsam dere üstü keyfi için gelebilirim.
Artık hava kararıyor otele dönüyoruz.
Bilin bakalım otelde durum ne ?? Oda tabii ki temizlenmemiş,toplanmamış çalışmayan çalışmıyor,çalışan ise durmuyor.Allahım bu bir sınav mıı??
Derin bir of çekip kendimizi dışarı atıyor, arkadaşlarla bahçede sohbet ettikten sonra ertesi güne dinç olmak için dinlenmeye çekiliyoruz.

Devam edecek…