trekking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trekking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2014 Salı

Bazen Doğayla Mücadele Güç Verir İnsana




 Doğa çağırdı mı gitmeli insan,ne deli rüzgarlar engellemeli ne yağan yağmur ne korku vermeli ne kahır,sadece huzur daima huzur....

Şairliğimin tutmasından anlamışsınızdır yine dağlarla randevu vardı.Bu sefer zor bu sefer yorucu ama yine de fotoğralara baktığımda tatlı tatlı gülümseten bir gün geçti yüksek irtifada.

 Güzergah Kartepe vericilerinin olduğu zirvenin ziyareti ile başladı.Yukarıdan otel bölgesi kayak pistinin başlangıcından izlenebiliyordu. Karları ezerek  çıkılan  bu en yüksek noktada ''donduumm eldivenlerim neredee'' nidaları ve çantanın karıştırılması ile manzaraya veda edildi.Vee o soğuğun verdiği ivmeyle aşağı nasıl indiğimi bilemedim.

Yol uzundu Altıoluk Yaylasına varılacak.Orada Pala Remzi'nin mekanında yemek molası verilecek.Sonra Soğucak Şelalesinin alt kısmında bekleyen araca kadar yine 8 Km kadar bir yol kadedilecekti.(Toplamda 25 Km nin üstünde bir yol yaptık yürüyüş bittiğinde)






Birkaç gündür belli ki yağış almış buralar.Bir de offroad araçları geçti mi bizden önce.Ayağa yapışan kırmızı toprak ayakları birer dambıl haline getirmiş, bata çıka çisildeyen yağmur eşliğinde durmak yok yola devam modunda yürüdük.Kendimi ,uzun yollar kadederek savaşa giden bir askermiş gibi seyrettiğim  filmin tam da içinde hissettim.Kah isyan ederek kah halimize gülerek ıslak,çamurlu yarı deli bir halde tabur görevini tamamladı.Hedefe vardı.Doğayla verilen bu mücadelede bu sefer insan kazandı.(Bugün cepheden dönüşümün ikinci günü ve hasta değilim  daha da sağlıklı hissediyorum kendimi bundan iyi zafer mi olur :)



Nicomedia Trekking İletişim

1 Ocak 2014 Çarşamba

Dümbüldek -Bıçakçılar Yürüyüşü

Merhaba, kış soğuklarının ara ara geri çekilip sonbahar havası hissedildiği günlerde biz de grubumuz Nicomedia Trekking ile vuruyoruz doğa severleri yollara.O dağlarda dolanmanın verdiği hazzı alan,değişik bir rota olduğunu duydu mu merakla, hevesle yollara düşüyor.Ne yorulmayı düşünüyor ne üşümeyi, ne yaşlandım diyor bu işler için ne de çok küçüğüm; ne hasta olmaya başlıyorum diyor ne de ya olursam. Dağlar beni çağırıyor diyerek sadece çekiyor botunu ayağına Pazar sabahı herkes sıcak yatağında uyurken, o düşüyor yollara...




Bu doğal insanların oluşturduğu iki grup İzmit'ten Nicomedia Trekking ve İstanbul'dan gelen Dağ Trek ekibi buluştu ve yine yollara koyuldu.





İstikamet Kocaeli Taşköprü sınırları içinde bulunan böbrek taşlarına iyi gelen suyuyla ünlü Dümbüldek'ten Bıçakçılar Köyü'ne inişli çıkışlı parkurdu.

Sonbaharın yerlere halı gibi serdiği yapraklar daha çürümemiş ayaklarımızın altında çıtırdarken artık sarı-kırmızı tonlarında olan manzaranın içinde yerimizi aldık.

Orman güllerine tutunarak, kızıl topraktan kayarak,birbirimizi kollayarak tepeler aştık,eğlenceli aksiyonu bol bir parkuru Bıçakçılar Köyünde mancarlı pideleri yiyerek tamamladık.

Her okuyucumu bu deneyimi bir kez olsun tadmaya davet ediyorum.Bir kez yapın zalten vazgeçemeyeceksiniz. Sevgiler...


12 Ekim 2013 Cumartesi

Hacıllı Köyü Göksu Kenarı Yürüyüş Aktivitesi


 İlk kez adını duyduğum fazla bilinmeyen bir yürüyüş parkurunda buldum kendimi geçen Pazar..Sonbaharın yağmuru çamuru başlamadan planı yapılmıştı yürüyüşün.Yağmur yağacak yağmayacak derken kapalı, arada yağan,arada açan bir sonbahar havasında kendimizi bulduk yollarda.
Uzun süredir yürümemiştim.13 kilometrelik bir yol beni bekliyordu.Göksu boyunca kanyon olanca güzelliğiyle yürünmeyi bekliyordu.Islanmayı sevmeyen ben ne olur yağma diyerek doğaya başladım grupla yürümeye.Grup kalabalık biz İzmitten yirmi kişi kadar çıktık yola .Zirve Dağcılık Kulübü'nün ve Nicomedia Trekking grubunun çabasıyla bu parkur benim için ulaşılır hale gelmişti.İstanbuldan ise bizim iki katımız kadar bir grup bizden önce varmış kahvaltısını yapmış bizleri bekliyordu.





Hacıllı Köyü odun kömürü yaparak geçimini sağlayan bir köy fotoğrafta gördüğünüz gibi.Ağvaya giderken biryerde köyümüz.Göksu yakınından geçiyor ve sonbaharda rengarenk yaprakların altında yeşil ve nazlı haliyle harika bir doğal görsellik sunuyor.
Parkur başlangıcında dongoz insanlarımızın bıraktığı aşırı miktardaki-sanırım burada bir toplu piknik yapılmış-pet şişe çöpüyle karşılaşmamız nedense beni hiç şaşırtmıyor.Bu ülke bu çeşit insanlardan temizlense harika bir ülke olurdu !

Yağışlı havanın yumuşattığı toprakta dere boyunca uzanan patika, benim gibi az yürüyenlere zaman zaman zorlayıcı geliyordu.Dere tarafındaki olağanüstü manzaraya baktıkça iyi ki gelmişim düşüncesiyle moralim yükseliyordu.Zorlu geçişler grup arkadaşlarının yardımlarıyla eğlenceye dönüşüyordu.



Yürüyüşün güzel kareleriyle sizleri başbaşa bırakıyor.Gidip yürüme imkanını bulursanız sakın kaçırmayın diyerek sözlerimi tamamlıyorum.