Ağva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2015 Salı

Geç Keşfettiğim Güzel...AĞVA...



Aslında biliyordum.Ne kadar güzel olduğunu....Onu seveceğimi... Tekrar döneceğim diyeceğimi bırakırken...
Biliyordum Göksu'nun daha içlerinde trekking yaptığım zamanlar, denize kavuştuğunu görmenin beni mutlu edeceğini...



Beni aşık gibi dillendiren Ağva, gerçekten de benim için geç kalmış bir keşif oldu. Hani biraz da çok turistik diye acele etmedim ,belki de hayal kırıklığı yaşarım diye...
  Genel anlamda derli toplu, iyi bir yerel yönetim elinden çıkma hali de beğenimde etkili oldu, itiraf edeyim, doğal güzelliklerinin yanında.Yeni ve temiz kaldırımları,meydanı,limanı,sahili olması gerektiği gibi,boşverilmemiş ; ağırlayacağı kalabalıklara hazır,düzenlenmiş.

  Göksu ve Yeşilçay arasında adı üzerinde '' iki dere arasına kurulmuş'' bir köy Ağva...
Göksu kıyıları şirin evler ve doğal görünümlü otellerle sarılmış.Göksu içinde dolanırken izlenecek manzara, bazı yıkılmış eskimiş öylece bırakılmış iskele artıkları,dere boyunca kullanım dışı deniz bisikleti,ıvır zıvır olmasa çok daha güzel olur...Dere etrafının başıboş bırakılmaması lazım.

Ağva'nın yeşiller içinde yine yeşil akan Göksu Deresi dışında çok güzel, kocaman da bir kumsalı var.Biz kumsalın olduğu merkezden Göksu boyuna rahatlıkla yürüdük.Her yer yürüme mesafesinde sayılır.
Merkezde hediyelik eşya ve Şile bezi satan bir çok küçük dükkan haricinde yol kenarında belli bir noktada standlar var.
Yine merkezde kafeler ,restoranlar ,otel kafeleri değişik zevklere ve bütçelere hitap edecek bollukta artı denizin hemen ardında mangal servisi yapan piknik alanları da var.
Hem denizde hem de Göksu Deresi üzerinde tekne gezileri var.Dere üzerindekiler 15-20 dk kadar sürüyor 10 TL .Deniz  turuna çıkmadım ama 35 dk yazıyordu civar koyları gezen teknelerin tur standlarında fiyatı ise 60 TL.
Şimdi Ege ve Akdeniz'de çıktığımız tekne turlarıyla kıyasladığımızda süreler kısa ve ücretler bu sürelere göre fazla denebilir.


Otellere gelince deniz meraklısı iseniz merkezdeki şirin otellerden birini tercih edin derim birkaç dk içinde sahilde olunuyor.Ama ben uslanmaz romantiğim o yeşil sulara bakıp serin serin dere kenarında daha çok vakit geçiririm diyorsanız doğru Göksu boyuna.


Belki sezon daha tam açılmadığı için bir dinginlik, sakinlik ve ılık bir romantizm hissettiren Ağva'yı sevdim.Gerçekten de İzmit'e bu kadar yakın bir mesafede insanı hemen tatil havasına sokan bu tatil beldesini es geçmeyin derim.
NOT:Bu yazı daha deniz sezonunun başlamadığı bahar aylarında yazılmıştır.Siz siz olun deniz sezonunda Ağva'ya gitmeyin.O güzelim sahilin nasıl bir çöplük alanı haline getirildiğini ve o çöpleri yaratan güruhun çöp içinde nasıl da mutlu mesut sahilde vakit geçirdiğini hayret içinde seyretmek zorunda kalırsınız.

3 Eylül 2014 Çarşamba

Göksu Vadisi'nde Güzel Bir Gün

  Şile- Ağva tatilcilerin gözdesi nehir ve deniz turizminde bölgenin gözbebeği...Biz yürüyüşçüleri ise bölgenin daha farklı daha gizemli kısımları ilgilendiriyor.Göksu'nun iç kesimlerinde kıvrıla kıvrıla akan dereler boyunca öyle güzel manzaralar vardı ki gidip içinde olma fırsatı kaçmazdı.





Yürüyüşümüze artık bu konuda yavaş yavaş tanınan Hacıllı Köyünden başladık.Hemen dere kenarından başlayan parkur kimi zaman dereden uzaklaşarak kimi zaman tam da kenarından geçerek harika manzarayı izleyerek devam etti.


Yürürken birşeyler dikkatimizi çekti bölgeye hakim şimşirlerin yaprakları yenmiş,dalları kurumuştu.Üzerimizde dolaşan , ördükleri ağlarda sallanan tırtılları görünce durum anlaşıldı.Cennet bölge bu zararlının tehdidi altında ve hiç bir mücadele yapılmadığı da anlaşılıyor.

Aç tırtıllar

Derenin manzarası yeşil rengi ve karstik kayaların üzerinde süzülmesi sebebiyle bir harika,her köşesi güzel fotoğraflar veriyor.Derenin bazen karşı kıyısına yardımlaşmayla geçişler küçük heyecanlar yaratıyor.

Durgun suya elimi değdiriyorum ...ılık...Masal alemi gibi...Ayaklarını suya sallandırıp tüm gün tembelliğe çağırıyor adeta beni ortam...



Yol boyunca huzur arayan tek tük balıkçılar çıkıyor karşımıza...Belli ki amaç balık tutmak değil ,bu dinginliğin tadını çıkarmak...Off diyorum burada kamp kurmalı insan...

Gün akşama dönmek üzereyken parkurumuzun sonu olan Dikenli Köyü yolu, dere kenarından kendini gösteriyor.Son bir gayretle bayır yukarı köye yollanıyor, kahvesinde bir dinlenme molası sonrası dönüş yoluna koyuluyoruz.
Bölgeye ikinci gelişim ama yine de doyamadım.Her fırsatta gelmek üzere şimdilik hoşçakal Göksu...

12 Ekim 2013 Cumartesi

Hacıllı Köyü Göksu Kenarı Yürüyüş Aktivitesi


 İlk kez adını duyduğum fazla bilinmeyen bir yürüyüş parkurunda buldum kendimi geçen Pazar..Sonbaharın yağmuru çamuru başlamadan planı yapılmıştı yürüyüşün.Yağmur yağacak yağmayacak derken kapalı, arada yağan,arada açan bir sonbahar havasında kendimizi bulduk yollarda.
Uzun süredir yürümemiştim.13 kilometrelik bir yol beni bekliyordu.Göksu boyunca kanyon olanca güzelliğiyle yürünmeyi bekliyordu.Islanmayı sevmeyen ben ne olur yağma diyerek doğaya başladım grupla yürümeye.Grup kalabalık biz İzmitten yirmi kişi kadar çıktık yola .Zirve Dağcılık Kulübü'nün ve Nicomedia Trekking grubunun çabasıyla bu parkur benim için ulaşılır hale gelmişti.İstanbuldan ise bizim iki katımız kadar bir grup bizden önce varmış kahvaltısını yapmış bizleri bekliyordu.





Hacıllı Köyü odun kömürü yaparak geçimini sağlayan bir köy fotoğrafta gördüğünüz gibi.Ağvaya giderken biryerde köyümüz.Göksu yakınından geçiyor ve sonbaharda rengarenk yaprakların altında yeşil ve nazlı haliyle harika bir doğal görsellik sunuyor.
Parkur başlangıcında dongoz insanlarımızın bıraktığı aşırı miktardaki-sanırım burada bir toplu piknik yapılmış-pet şişe çöpüyle karşılaşmamız nedense beni hiç şaşırtmıyor.Bu ülke bu çeşit insanlardan temizlense harika bir ülke olurdu !

Yağışlı havanın yumuşattığı toprakta dere boyunca uzanan patika, benim gibi az yürüyenlere zaman zaman zorlayıcı geliyordu.Dere tarafındaki olağanüstü manzaraya baktıkça iyi ki gelmişim düşüncesiyle moralim yükseliyordu.Zorlu geçişler grup arkadaşlarının yardımlarıyla eğlenceye dönüşüyordu.



Yürüyüşün güzel kareleriyle sizleri başbaşa bırakıyor.Gidip yürüme imkanını bulursanız sakın kaçırmayın diyerek sözlerimi tamamlıyorum.