İkinci yürüyüşümüz konakladığımız Adrasan'dan başlayıp Olympos Sahilinde sona erecek olan bir dağ tırmanışı ve inişi parkuru. Musa Dağı...
Yüksekliği 780 m olan bu dağımız Olympos'a kolay yoldan gitmek istemiyorum dağları aşıp geldim,bu sahili görmeyi hakettim hissi verdi bana, Çıralı sahilinde oturup denizi seyrettiğimde.
18 Km lik bir yürüyüş idi.Adrasan Deresi boyundaki portakal bahçelerinde lay lay lom başlayan yürüyüşüm bu dağ bitmedi mi sızlanmalarıyla zirveye varmamızla yarılandı.Hamlamış vücudum için zorlayıcı bir tırmanış oldu.
Dağın tepesinde yemek molası verdiğimizde yine herşeye değer hissi galip geldi tabii ki.Uzun uzun manzaranın tadını çıkarıp istikamet Olympos diyerek dağın diğer yanından inmeye başladık.
Fotoğraflarda göreceğiniz adeta ağaç mezarlığı görünümündeki kısımdan geçerken yarıdan yukarısı olmayan ağaçlar çok ilginç geldi.
Devamında sürekli dik ve nemli kaygan zeminden attığımız adımlara azami dikkat göstererek uzun uzun indik.amazon ormanı gibi gökyüzünü zor gördüğümüz gözler yerde pür dikkat iniş te zorlayıcı olmaya başlarken artık sona yaklaştığımızın sinyallerini almaya başladık.
Gök daha bir görünmeye otlar daha bir belirginleşmeye başladı ve nihayet Olympos Antik Kenti Harabeleri kenarından deniz seviyesine inmiştik.Bir 10 dakikalık sahile doğru yürüyüş ve deniz kenarındayız.
O sahilde dinlenmemin değerini sizlere anlatamam. Sadece manzaraya, denize giren , eğlenen,dolanan mutlu insanlara bakmak.Sadece derin bir huzur hissetmek. Ülkemizin genel huzursuz havasını bir an olsun unutup hayat bayram olsa hissi.Evet ben bunun için buradaydım...
Adrasan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adrasan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Mayıs 2013 Pazar
Likya Yolu Karaöz'den Olympos'a - Musa Dağı Yürüyüşü
28 Nisan 2013 Pazar
Likya Yolu Karaöz'den Olympos'a-Gelidonya Feneri'ne Yürüyüş
Bir 23 Nisan tatilini daha Likya Yürüyüşleri ile değerlendirmenin planını aylar öncesinden yapmıştım.
Bu tür yürüyüşlerde yılların tecrübesiyle ,sorunsuz işlere imza atan Trekist grubunun yine bir organizasyonuyla düştük yollara... Bu ikinci katılımımla bir üyesi sayılıyorum artık sanırım.
İstikamet Adrasan, yürünecek parkurlar Gelidonya Feneri ve Musa Dağı .Biraz hamlamıştım ama bir o herkeslere nasip olmayan manzaraları görmek için de gözümü karartmıştım.
İlk gün istikamet Gelidonya Feneri oldu.Türk kıyılarındaki en yüksek noktada bulunan bu fenere Mavikent'ten başlayan,tatlı bir eğimle güzel manzaralar sunan,arada Korsan Koyu'na uğrayan bir yoldan çıkmaya başladık.Yol 8 Km kadardı.
Yola devam ettikçe turkuazdan laciverte deniz manzaralarını fotoğraflayarak yorulmadan yola devam ettik.
Fenere varmadan son 2 Km çok daha dik ve zorlayıcı oldu.Nefes nefese vardım diyebilirim.Hemen kendimi bir kayanın üzerine atıp aşağıda gördüğünüz sağlı sollu ayrı güzel manzaranın tadını çıkardım.
Yürüyüş 4 saati geçmişti.Benim de içinde bulunduğum bir grup aynı yoldan geri dönerken,geri kalan arkadaşlar çadırla fenerin orada kalacak ve ertesi gün Adrasan'a doğru yürüyeceklerdi.Konaklamamız Adrasandaki hostelimiz Jungle Bells'de olacaktı çünkü.
Yarım saat fotoğraf çekip manzara seyredip dönüş yoluna çıktık.Hava tam kararmadan önce Mavikent'te otobüsümüze kendimizi attık..Yorgun ama mutlu Jungle 'ın içindeki hostelimizdeki akşam yemeğine yetişmek için yola koyulduk.
Bu tür yürüyüşlerde yılların tecrübesiyle ,sorunsuz işlere imza atan Trekist grubunun yine bir organizasyonuyla düştük yollara... Bu ikinci katılımımla bir üyesi sayılıyorum artık sanırım.
İstikamet Adrasan, yürünecek parkurlar Gelidonya Feneri ve Musa Dağı .Biraz hamlamıştım ama bir o herkeslere nasip olmayan manzaraları görmek için de gözümü karartmıştım.
İlk gün istikamet Gelidonya Feneri oldu.Türk kıyılarındaki en yüksek noktada bulunan bu fenere Mavikent'ten başlayan,tatlı bir eğimle güzel manzaralar sunan,arada Korsan Koyu'na uğrayan bir yoldan çıkmaya başladık.Yol 8 Km kadardı.
Korsan Koyu
Korsan Koyu'nu daha önce denizden görmüştüm.Karadan gelip orada vakit geçirmek süper bir deneyimdi.Koyun girişine demirlemiş küçük tekneyle oluşan manzaranın seyrine doyum olmadı.Yola devam ettikçe turkuazdan laciverte deniz manzaralarını fotoğraflayarak yorulmadan yola devam ettik.
Fenere varmadan son 2 Km çok daha dik ve zorlayıcı oldu.Nefes nefese vardım diyebilirim.Hemen kendimi bir kayanın üzerine atıp aşağıda gördüğünüz sağlı sollu ayrı güzel manzaranın tadını çıkardım.
Yürüyüş 4 saati geçmişti.Benim de içinde bulunduğum bir grup aynı yoldan geri dönerken,geri kalan arkadaşlar çadırla fenerin orada kalacak ve ertesi gün Adrasan'a doğru yürüyeceklerdi.Konaklamamız Adrasandaki hostelimiz Jungle Bells'de olacaktı çünkü.
Yarım saat fotoğraf çekip manzara seyredip dönüş yoluna çıktık.Hava tam kararmadan önce Mavikent'te otobüsümüze kendimizi attık..Yorgun ama mutlu Jungle 'ın içindeki hostelimizdeki akşam yemeğine yetişmek için yola koyulduk.
Etiketler:
Adrasan,
Gelidonya Feneri,
gezi,
likya yolu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)